Sendikal özgürlük, Anayasa ile güvence altına alınmış, kamu çalışanlarının en temel demokratik haklarından biridir. Devlet memurlarının tarafsızlığı ilkeler çerçevesinde korunurken, kamu yetkisini elinde tutan denetim elemanlarının da objektif, adil ve yasalara uygun hareket etmesi bir temenniden öte yasal bir zorunluluktur.

Ne var ki; ilçe müftülük bünyesinde murakıplık sıfatını taşıyan bir zatın, kamu görevlisi nüfuzunu açıkça kötüye kullanarak Tekbir-Sen’e ve mensuplarına yönelik sistemli bir baskı, ikna ve istifa ettirme operasyonu yürüttüğüne şahit oluyoruz. Görev yaptığı ilçedeki din görevlilerini canından bezdiren, kurum içi huzuru kökten sarsan bu şahsın imza attığı hukuk dışı eylemler artık bardağı taşırmıştır.

Tutanak Kumpası ve Çift Taraflı Oyunlar

29 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Olağanüstü Kongre’de Tekbir-Sen Genel Başkan Yardımcılığına seçilen kıymetli hocamız, görev alanında cemaatiyle birlikte hasta olan bir vatandaşımızı ziyaretteyken, söz konusu murakıp tarafından denetim adı altında hedef alınmıştır. Hocamızın kendisini insani ve dini bir vazife olan hasta ziyaretinde iken, kendisini arayan murakıp beye, camii cemaatiyle birlikte, hasta ziyaretinde olduğunu beyan ederek, murakıp beyi de davet etmesine rağmen, niyetinin denetim değil nifak olduğunu kanıtlarcasına bu daveti reddetmiş ve “camide yoktu” diyerek haksız tutanakla “uyarı” cezası verilmesine zemin hazırlamıştır.

Bununla da kalmayıp, şahsımı hedef alarak yöneticilerimiz arasında fitne çıkarmaya çalışmış; bir yandan Genel Başkan Yardımcımıza şahsımı karalamış, diğer yandan da Genel Başkan Yardımcımız sendikamızdan istifa ettiğinde bana gelerek “Abi böyle adamları yanına neden alıyorsun? İstifa etti kurtuldun” demiştir. Oysa aynı murakıp bey, istifa eden Genel Başkan Yardımcımıza da “İstifa ettin kurtuldun, zaten seni ihraç edecekti” diyerek ikiyüzlü siyasetin ve çift taraflı oyunların en somut örneğini sergilemiştir.

Müfettiş Tutanaklarına Giren Hukuksuzluk: Ağustos 2026 Denetimi

2026 yılı Ağustos ayında gerçekleşen Yaz Kur’an Kursları denetiminde bu şahıs, yetkilerini bir kez daha sendikal kırım aracı olarak kullanmıştır. İlçe temsilcimizin görev yaptığı camiye giderek;

“Zübeyir Hoca’nın yanında ne işin var? Tekbir-Sen’den istifa et, sana başka sendikalardan temsilcilik ayarlayalım.”

şeklinde açıkça yetki ve ikna sınırlarını aşan vaatlerde bulunmuştur. İlçe temsilcimiz, bu hukuksuz teklifi ve baskıyı Diyanet İşleri Başkanlığı müfettişlerine resmi tahkikat esnasında ifade vererek kayıt altına aldırmıştır.

Bununla da yetinmeyen malum murakıp, sendikamızdan istifa etmesine vesile olduğu hocamız kanalıyla üyelerimizin ailevi bağlantılarını dahi araştırarak İstanbul’daki meşhur bir camide görev yapan bir din görevlisi babaya ulaşmaya çalışmış, sendikamıza yönelik organize bir baskı kurma cüretini göstermiştir.

Açıkça Suç İşliyorsunuz: Kanuni Dayanaklar ve TCK Maddeleri

Buradan ilgili murakıba ve kamu gücünü kişisel ya da taraflı emellerine alet edebileceğini sananlara açıkça ihtar ediyoruz: Yaptığınız eylemler basit bir kurum içi çekişme değil, Türk Ceza Kanunu kapsamında açıkça tanımlanmış birer suçtur!

  1. Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi (TCK Madde 118):
    • TCK 118/1: “Bir kimseye karşı cebir veya tehdit kullanarak, bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
    • TCK 118/2: “Cebir veya tehdit kullanmaksızın, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle yukarıdaki fıkrada belirtilen fiilleri işleyen kişi hakkında da aynı ceza verilir.”
  2. Görevi Kötüye Kullanma (TCK Madde 257): Kamu görevlisinin kanunun kendisine verdiği denetim yetkisini, bir sendikanın itibarını zedelemek ve üyelerini istifa ettirmek amacıyla kullanması görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur.
  3. 657 Sayılı DMK ve Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu (4688 Sayılı Kanun): Devlet memurlarının sendikal tercihlerine idari amir ve denetim elemanlarının müdahale etmesi kesinlikle yasaklanmıştır.

Son İhtar ve Yasal Süreç

Elimizde müfettiş tutanaklarına geçmiş ifadeler, yazılı deliller ve şahitler sabittir. Tekbir-Sen olarak:

  • Diyanet İşleri Başkanlığımıza ilgili şahıs hakkında yenilenmiş dosyalarla resmi şikâyette bulunuyoruz.
  • Türk Ceza Kanunu’nun 118. ve 257. maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyoruz.

Bu yazı, söz konusu murakıp için son uyarıdır. Görev alanındaki din görevlilerini huzursuz eden, makamının arkasına saklanarak taraf tutan ve sendikal hakları gasp etmeye çalışan bu tutum devam ettiği takdirde; belgeler ve delillerle birlikte ulusal basına geniş kapsamlı bir basın açıklaması yapılacaktır.

Kamuoyuna ve tüm din görevlilerimize saygıyla duyurulur.