Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi

Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi

Son yıllarda toplum olarak adını sıkça duymaya başladığımız bir madde var: metamfetamin (met). Ne yazık ki beynin kimyasını altüst eden, kullanıcıyı derin bir uçuruma sürükleyen ve hızla yayılma eğilimi gösteren bu ölümcül maddeden hem kendimizi hem çocuklarımızı korumak zorundayız. Bunun için önce tehlikeyi doğru tanımamız, sonra da bilinçli adımlar atmamız gerekiyor.

Öncelikle metamfetamini tanıyalım.

Metamfetamin, C₁₀H₁₅N formüllü, fenetilamin türevi sentetik bir uyarıcıdır. Aromatik bir benzen halkası, yan zincirde metilamino grubu ve alfa karbonunda metil grubundan oluşan yapısı, beyinde dopamin salgısını olağanüstü artırarak güçlü bir uyarıcı etki oluşturur.

Peki İnsanlar Neden Kullanır?

Cevabı aslında basittir:
Geçici enerji, sahte bir mutluluk ve yapay bir özgüven duygusu.
Kullanıcılar kısa süreli bir kaçış yaşar; ancak bedeli çok ağırdır.

Bilimsel Veriler Tehlikeyi Gözler Önüne Seriyor

American Addiction Centers’in verileri, metamfetamin tehlikesinin her geçen gün arttığını göstermektedir. Metin kullanımı sırasında kalp hızı, vücut sıcaklığı, nefes alma ve kan basıncı yükselir; kişi kendini daha enerjik ve uyanık hisseder. Bu yapay uyanıklık hali çok kısa sürer ve ardından derin bir çöküş, yorgunluk ve depresyon ortaya çıkar.

AAC ve NIDA’nın raporlarına göre uzun süreli kullanım:

  • Dopamin ve serotonin üreten sinir hücrelerinde kalıcı hasar oluşturabilir.
  • Hafıza, öğrenme, koordinasyon gibi bilişsel beceriler ciddi şekilde zayıflar.
  • Saldırganlık, paranoya, halüsinasyon gibi ruhsal problemler görülür.
  • “Meth mouth” adıyla bilinen şiddetli diş çürümeleri, cilt problemleri, kilo kaybı ve damar hasarları ortaya çıkar.
  • Kronik kullanım, Parkinson benzeri nörolojik sorunlara kadar ilerleyebilir.

Yaygınlık Şaşırtıcı ve Kaygı Verici

  • 2021 itibarıyla, 12 yaş ve üzeri nüfusun %6’sı yaşamında en az bir kez met kullandığını bildirmiştir.
  • Dikkat edin, 12 yaş… Bu veri bile tek başına durumun vahametini ortaya koymaktadır.
  • 2014 TEDS verilerine göre, her 100.000 kişiden yaklaşık 53’ü, metamfetamin bağımlılığı nedeniyle tedavi merkezlerine başvurmuştur.

Bu tablo, metamfetaminin bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir krize dönüştüğünü gösteriyor.

Çözüm Var, Umut Var

Metamfetamin bağımlılığı ağır bir tablo yapsa da tedavisi de mümkündür.

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) büyük yarar sağlar.
  • “Motivasyonel görüşme teknikleri” programları, temiz test sonuçlarını ödüllendirerek süreci güçlendirir.
  • Destek grupları ve aile terapileri kişinin iyileşme sürecini hızlandırır.

Toplumsal olarak ise:

  • Okullarda uyuşturucu farkındalığı eğitimi artırılmalı,
  • Aileler çocuklarındaki davranış değişimlerini ciddiye almalı,
  • Devlet, uzun vadeli tedavi merkezlerini güçlendirmeli,
  • Sivil toplum ve sağlık çalışanları entegre programlar yürütmelidir.

Metamfetamin bağımlılığıyla mücadelede ülkemizdeki en önemli kurumlardan biri olan YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi)’dır.
YEDAM; ücretsiz psikolojik destek, bireysel terapi ve aile odaklı danışmanlık hizmetleri sunarak bağımlı bireylerin hem tedavi olmalarına hem de sosyal hayata yeniden uyum sağlamalarına önemli katkılar sağlamaktadır. Kurum, her geçen gün kendini daha da geliştirmekte; 115 Danışma Hattı ise büyük bir özveriyle hizmet vermektedir. Yakinen çalışmalarına şahit olduğum Yozgat YEDAM ekibinin gayretlerini de buradan tebrik ediyorum.

Sonuç olarak, bu maddeyle ve diğer tüm zararlı bağımlılık yapıcı maddelerle mücadele etmek, onların pençesinden kurtulmak için bireyler, aileler, kurumlar ve toplum olarak ortak bir çaba göstermemiz büyük önem taşımaktadır.

Kaynak: American Addiction Centers, “Meth Addiction: Facts, Statistics & How Meth Changes You” (americanaddictioncenters.org/blog/meth-statistics)

Devamını Oku...
Şifaya Vesile Olmak: Hekimlikte Müslüman Şahsiyetin Zarafeti

Şifaya Vesile Olmak: Hekimlikte Müslüman Şahsiyetin Zarafeti

Hekimlik, sadece hastalıkları tedavi etmek değil, insana dokunmanın sorumluluğunu taşımaktır. Her muayene, bilgiyle merhametin, ilimle ahlakın kesiştiği bir andır. Şifaya vesile olmak, Allah’ın “Şâfi” isminden bir yansıma taşımaktır. Hekim, her hastasında bir emanet görür; her dokunuşunda iyiliğin bir izi vardır.

Müslüman şahsiyetin zarafeti, işte bu farkındalıkta saklıdır: elinden zarar değil şifa, dilinden yargı değil incelik dökülür. Resûlullah (s.a.s.), “Müslüman, elinden ve dilinden insanların emin olduğu kimsedir” (Buhârî, İman, 4) buyurarak yalnız toplumsal huzuru değil, meslek ahlakının özünü de tarif etmiştir. Çünkü hekimlikte güven, tedavinin en etkili ilacıdır; hasta, hekimin bilgisine olduğu kadar kalbine de emanet olur.

Peygamberimiz(sav)’in “Allah, yaptığı işi güzel yapanı sever” (Taberânî, el-Muʿcemü’l-Evsat, 8994) buyruğu, mesleğini ihsan bilinciyle icra eden her hekim için bir ölçüdür. Bu bilinç, hastaya ayrılan birkaç dakikanın dahi ibadet niyeti taşımasına vesile olur. Hekimlikte gösterilen özen, ilimle niyetin buluştuğu yerde şefkate dönüşür.

Modern tıbbın “bütüncül sağlık” anlayışı, aslında İslam’ın asırlardır öğrettiği mizan ilkesinin tıptaki karşılığıdır: beden, ruh ve sosyal çevre arasında denge kurmak. Kur’an’da “Kim bir canı kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur” (Mâide, 5/32) buyrulur. Bu, sadece bir ilahi ilke değil; sağlık hizmetine yön veren derin bir sorumluluktur.
Çünkü her doğru teşhis, her önleyici adım, insanlığa hizmetin sessiz bir göstergesidir.

Bağımlılıklar, kötü beslenme, hareketsizlik, stres… Günümüzün görünmez hastalıkları bunlardır. Müslüman hekim, sadece hastalığı değil, sebeplerini de görür; yaşam biçimini bir tebliğ diliyle dönüştürmeye çalışır. Yeşilay’ın “iyiliğe çağırmak” ilkesiyle birleştiğinde bu çaba, hem tıbbın hem inancın ortak çağrısına dönüşür: insanı fıtratıyla yeniden buluşturmak.

İslam ahlakı, mesleki etikten öte bir bilinç hâlidir. Doğruluk, adalet, tevazu, sabır, gizliliğe riayet, hasta haklarına saygı… Bunların her biri hem iyi bir Müslüman’ın hem iyi bir hekimin vasfıdır. Hekimlikte söz de davranış da kıymetlidir; kimi zaman bir tebessüm, bir ilaç kadar şifa verir.

Her sabah beyaz önlüğü giyerken aslında yeni bir sorumluluk başlar. Hekim bilir ki şifanın asıl sahibi Allah’tır; kendisine düşen, o şifaya vesile olabilmektir. Gerçek şifa yalnızca reçetede değil, niyette, sözde ve ahlaktadır.

İnsanlara yardım edildiğinde bazen “Akraban mı, yakının mı da yardım ediyorsun?” diyenler olur.
Oysa iyilik, akrabalığın ya da yakınlığın değil; insan olmanın ortak paydasında anlam kazanır.

Hac görevine gittiğim yıl, babam beni yolcu ederken şöyle demişti:
“Kızım, insana yaptığın her hizmet ibadettir; sen şu an attığın adımla o ibadete başlıyorsun.”
Emekli bir müftü olan babamın bu sözü hâlâ kulaklarımdadır. O cümle, mesleği her defasında yeniden anlamlandıran bir hatırlatmadır: hizmetin de, gayretin de özü insanadır.

Müslüman şahsiyetin zarafeti, işte bu bilinci taşımakta gizlidir; sessizce yapılan her iyilikte, gösterişsiz her hizmette, bir duanın karşılığı saklıdır.

Kaynakça
• Buhârî, M. (1998). Sahîh-i Buhârî (İman, 4). Dâru İbn Kesîr.
• Taberânî, S. (1987). el-Muʿcemü’l-Evsat (Hadis no: 8994). Dâru’l-Haremeyn.
• Dünya Sağlık Örgütü (WHO). (2024). Health for All: A Holistic Approach to Well-Being. Geneva.
• Yeşilay. (2025). Bağımlılıklardan Korunma ve İyilik Rehberi. İstanbul: Yeşilay Yayınları.
• Erdem, M. (2019). Tıp ve Değerler: İslam Ahlakı Perspektifinden Bir Değerlendirme. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 60(2), 543–562.

Devamını Oku...
TEKBİR-SEN ÜYELERİNE ÖZEL AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI İNDİRİMİ

TEKBİR-SEN ÜYELERİNE ÖZEL AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI İNDİRİMİ

TEKBİR-SEN (Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası), üyelerine ve tüm Diyanet çalışanlarına yönelik sosyal ve sağlık alanındaki avantajlarını artırmaya devam ediyor.
Bu kapsamda, sendikamız ile Özel Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği arasında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Yapılan protokol ile TEKBİR-SEN üyeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet Akademisi ve Türkiye Diyanet Vakfı personeli ile emeklileri ve birinci derece yakınları (eş ve çocuklar), poliklinik tarafından sunulacak ağız ve diş sağlığı hizmetlerinden özel indirim ve avantajlarla yararlanabilecek.

Protokolün Detayları

Protokol, TEKBİR-SEN Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA ile Özel Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Mesul Müdürü Dr. Dt. Tevfik Mert GÜNDOĞDU tarafından imzalandı.

Anlaşma kapsamında üyelerimize sunulacak başlıca hizmetler şunlardır:

Özel Tedavilerde Ücretlendirme: Ortodonti ve implant tedavilerinde kullanılacak markalara ve tedavi yöntemine göre hasta bazında özel teklifler sunulacaktır. Ücretsiz Muayene: İlk müracaatta yapılan tüm teşhis muayeneleri ücretsizdir. Ücretsiz Röntgen Hizmetleri: Panoramik ve periapikal röntgen çekimleri ücretsiz yapılacaktır. Genel Tedavilerde %35 İndirim: Ortodonti ve implant tedavileri hariç olmak üzere tüm diş tedavilerinde, Türk Diş Hekimleri Birliği güncel tarifesi üzerinden %35 indirim uygulanacaktır.

Üyelerimize ve Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarına Hayırlı Olsun

Sendikamız, üyemiz olsun olmasın Tüm Diyanet İşleri Başkanlığımız çalışanlarının sağlık ve refahını gözeten projelere imza atmaya devam etmektedir.
Bu protokolün, üyelerimize Diyanet çalışanlarımıza ve yakınlarına daha uygun koşullarda kaliteli sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağlamasını temenni ederiz.

Devamını Oku...
Prof. Dr. Hamdi TEMEL, Köşe Yazılarıyla Sitemizde!

Prof. Dr. Hamdi TEMEL, Köşe Yazılarıyla Sitemizde!

Yozgat Bozok Üniversitesi öğretim üyelerinden, Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı, Yozgat Bozok Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Anabilim/Bilim Dalı Başkanı, değerli bilim insanı Prof. Dr. Hamdi TEMEL, artık sitemizde kaleme alacağı köşe yazılarıyla siz kıymetli hocalarımız ve okuyucularımızla buluşuyor.

Bilimsel çalışmaları, çevre bilinci konusundaki duyarlılığı ve toplumsal farkındalık oluşturma çabalarıyla tanınan Prof. Dr. Hamdi TEMEL, yazılarında hem akademik bir bakış açısı sunacak hem de ilim dünyasının güncel meselelerine ışık tutacak.

Sendikacılığın yalnızca üye sayısını artırmaktan ibaret olmadığını, asıl amacın üyelerin sorunlarına çözüm üretmek, onların kişisel ve mesleki gelişimine katkı sağlamak olduğunu vurgulayan yaklaşımımız doğrultusunda; Prof. Dr. TEMEL’in köşe yazılarının bu hedeflere önemli bir katkı sunacağına inanıyoruz.

Kıymetli hocamızın kaleme alacağı yazılar, ilmi derinliği, toplumsal duyarlılığı ve çevre bilincini ön planda tutarak okuyucularımıza farklı bir bakış açısı kazandıracak.

Prof. Dr. Hamdi TEMEL’in değerli yazılarını sitemiz üzerinden düzenli olarak takip edebilirsiniz.

Devamını Oku...
KARACABEY KAYMAKAMINA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

KARACABEY KAYMAKAMINA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Tekbir-Sen Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA, Karacabey ilçesinin yeni Kaymakamı Sayın Cemalettin YILMAZ’ı makamında ziyaret ederek yeni görevine başlaması dolayısıyla “hayırlı olsun” dileklerini iletti. Ziyarette, Karacabey’de görev yapan din görevlilerinin talep ve sorunları ele alındı.

Tekbir-Sen olarak, Karacabey Kaymakamımız Sayın YILMAZ’ a yeni görevinde tekrar “hoş geldiniz” diyor, muvaffakiyetler diliyoruz.

Oldukça verimli ve samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede Genel Başkanımız DEMİRKAYA, Karacabey ilçesindeki din hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla, din görevlilerimizin mevcut çalışma şartlarına dair tespitleri ve önerilerimizi sayın Kaymakamımıza sundular.

Kaymakam Sayın Cemalettin YILMAZ, ziyaret için duyduğu memnuniyeti dile getirerek nazik davetten ötürü Genel Başkanımıza teşekkürlerini iletti.

Devamını Oku...
Sendikamızdan Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan’a Hayırlı Olsun Ziyareti

Sendikamızdan Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan’a Hayırlı Olsun Ziyareti

Sendikamız Genel Başkanı Zübeyir Demirkaya ve Genel Başkan Yardımcısı Hamid Murat Durceylan, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine atanan Sayın Hüseyin Demirhan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, Genel Başkanımız Zübeyir Demirkaya, özellikle il ve ilçe müftülüklerinden gelen talepler doğrultusunda, Hac ve Umre organizasyonlarında sürekli olarak aynı din görevlilerinin ve aynı il ve ilçe müftülerinin görevlendirilmesinin sahada rahatsızlık oluşturduğunu dile getirdi. Bu konuda adaletli ve şeffaf bir görevlendirme sürecinin önemine vurgu yaptı.

Genel Müdür Sayın Hüseyin Demirhan ise, konuyla ilgili olarak daha hassas davranacaklarını ve görev dağılımında adil bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini ifade etti.

Nazik ev sahipliğinden ötürü Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Hüseyin Demirhan’a teşekkür eder, yeni görevinde başarılar dileriz

Devamını Oku...
Bilecik İl Müftüsü Sayın Ahmet DİLEK Hocamıza Hayırlı Olsun Ziyareti

Bilecik İl Müftüsü Sayın Ahmet DİLEK Hocamıza Hayırlı Olsun Ziyareti

Sendikamız Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA, Bilecik İl Müftülüğü görevine atanan, daha önceki görev yerlerinde Kur’an kursları başta olmak üzere din hizmetleri alanında yaptığı önemli çalışmalarla gönülleri fetheden kıymetli hocamız Sayın Ahmet DİLEK’e “hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu.

Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen ziyarette, Genel Başkanımız Zübeyir DEMİRKAYA, Sayın Müftümüzle saha görevlisi hocalarımızın karşılaştığı zorluklar, sorunlar ve bu sıkıntıların çözümü noktasında atılabilecek adımlar hakkında detaylı istişareler gerçekleştirdi. Hizmet kalitesinin artırılması ve personelimizin çalışma şartlarının iyileştirilmesi konuları ele alındı.

Nazik misafirperverliklerinden dolayı Sayın Müftümüz Ahmet DİLEK’e şükranlarımızı sunarız. Tecrübesi ve hizmet aşkıyla Bilecik’te din eğitimi ve hizmetleri alanında dikkatleri üzerine çekecek önemli faaliyetlere imza atacağına olan inancımız tamdır.

Devamını Oku...
Bilecik Valisi Sayın Faik Oktay SÖZER’e Hayırlı Olsun Ziyareti

Bilecik Valisi Sayın Faik Oktay SÖZER’e Hayırlı Olsun Ziyareti

Tekbir-Sen olarak, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bilecik Valiliği görevine atanan, daha önceki görev yerlerinde sergilediği halkla iç içe yönetim anlayışıyla gönülleri fetheden ve sevgilerini kazanan Bilecik Valimiz Sayın Faik Oktay SÖZER’e “hayırlı olsun” ziyaretinde bulunduk.

Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, Genel Başkanımız Zübeyir DEMİRKAYA, Sayın Valimizle Bilecik’in mevcut durumu, sendikamızın çalışmaları ve kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik verimli istişarelerde bulunmuştur.

Tekbir-Sen ailesi olarak, nazik misafirperlikleri ve yapıcı yaklaşımları için Sayın Valimiz Faik Oktay SÖZER’e en derin şükranlarımızı sunar, yeni görevinde muvaffakiyetler dileriz. Sayın Valimizin Bilecik’e önemli hizmetler kazandıracağına olan inancımız tamdır.

Devamını Oku...
BASIN AÇIKLAMASI

KAMUOYUNA ACİL DUYURU VE SUÇ DUYURUSU

Konu: Sendikal Hak ve Özgürlüklere Yönelik Yasa Dışı Baskılar ve Tehditler Hakkında

Değerli Basın Mensupları ve Aziz Kamuoyu,

Tekbir-Sen olarak, kurulduğumuz günden bu yana üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak, çalışma barışını tesis etmek ve demokratik değerleri savunmak için mücadele vermekteyiz. Ancak son dönemde, sendikal ahlak ve hukukla bağdaşmayan, yasa dışı eylemlerle karşı karşıya olduğumuzu üzülerek belirtmek isteriz.

Kendilerini “hükümet yanlısı” olarak tanıtarak bir güç vehmeden ve bu durumu bir baskı aracına dönüştüren malum sendikanın bazı il ve ilçe yöneticileri, sendikamız Tekbir-Sen’e yönelik organize bir yıldırma ve baskı politikası yürütmektedir. Bu şahıslar tarafından;

  • Sendikamıza üye olan veya üye olmayı düşünen çalışanlar üzerinde psikolojik baskı kurulmakta,
  • Üyelerimiz, sendikamızdan istifa etmeye zorlanmakta,
  • Sendikamıza katılmak isteyen emekçi kardeşlerimiz açıkça tehdit edilerek üyelik hakları engellenmektedir.

Bu tutum ve davranışlar, masum bir sendikal rekabetin çok ötesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Türk Ceza Kanunu kapsamında açıkça suç teşkil etmektedir.

Hukuki Dayanaklarımız ve Açık Uyarımız:

  1. Anayasamızın 51. Maddesi “Sendika Kurma Hakkı”nı güvence altına almıştır. Bu maddeye göre, “Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.” Üyelerimize ve potansiyel üyelerimize yapılan baskılar, anayasal bir hakkın alenen ihlalidir.
  2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 118. Maddesi “Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi” suçunu net bir şekilde tanımlamıştır. İlgili maddeye göre:
    • Bir kimseyi, bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikadan ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    • Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Buradan, bu yasa dışı eylemleri yürüten malum sendikanın il ve ilçe yöneticilerine açıkça sesleniyoruz:

Yapmış olduğunuz tutum ve davranışlar kanunen suçtur! Devletin veya hükümetin adını kullanarak emekçiler üzerinde baskı kurmak, kimsenin haddi değildir. Bu eylemlerinizle hem anayasal bir hakkı gasp ediyor hem de Türk Ceza Kanunu’na göre hapis cezasını gerektiren bir suç işliyorsunuz. Bu hukuksuz yoldan derhal geri dönün.

Değerli Üyelerimize ve Çalışma Arkadaşlarımıza Çağrımızdır:

Sizler asla yalnız değilsiniz. Tekbir-Sen, her bir üyesinin arkasında dimdik duran büyük bir ailedir. Bu tür baskı ve tehditlere asla boyun eğmeyin. Maruz kaldığınız her türlü baskı, tehdit ve yıldırma eylemini lütfen derhal sendika temsilcilerimize veya genel merkezimize bildirin.

Tekbir-Sen olarak, bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalmayacağımızı ve tüm yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz. Üyelerimize baskı yapan ve tehdit eden tüm sorumlular hakkında gerekli delilleri toplayarak Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunacağımızı ve bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı bildiririz.

Demokrasi ve hukuk, er ya da geç tecelli edecektir.

Saygılarımızla,

Tekbir-Sen Genel MerkeziYönetim Kurulu Adına

Devamını Oku...
Diyanet İşleri Başkanlığı’na Yönelik Asılsız Saldırıları Şiddetle Kınıyoruz!

Diyanet İşleri Başkanlığı’na Yönelik Asılsız Saldırıları Şiddetle Kınıyoruz!

Tekbir-Sen olarak, son dönemde Diyanet İşleri Başkanlığımızın yeni yönetimine ve genel itibarıyla kurumumuzun kendisine yöneltilen asılsız iddiaları, haksız ithamları ve yıkıcı saldırıları şiddetle kınadığımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Diyanet İşleri Başkanlığı, milletimizin manevi hayatının güvencesi, din ve vicdan özgürlüğünün anayasal teminatıdır. Yüce dinimiz İslam’ın temel değerlerini, ahlak ve fazilet ilkelerini doğru ve sahih kaynaklardan alarak halkımıza ulaştırma gibi kutsal bir görevi ifa etmektedir. Bu görev, özellikle toplumsal huzurun ve birliğin korunması açısından hayati bir öneme sahiptir.


Yıkıcı Eleştirilere Karşı Kurumsal Savunma

Kurumların eleştirilmesi demokratik yaşamın gereğidir. Ancak son günlerde şahit olduğumuz söylemler, yapıcı ve iyi niyetli eleştiri sınırlarını çoktan aşmış, doğrudan kurumun itibarını zedelemeye, faaliyetlerini engellemeye ve hizmet aşkını kırmaya odaklanmıştır. Asılsız olduğu defalarca kanıtlanan iddialar ve çarpıtılmış bilgiler üzerinden yürütülen bu karalama kampanyaları, sadece Diyanet’i değil, milletimizin din hizmetlerine olan güvenini de hedef almaktadır.

Biz, Tekbir-Sen olarak, bu yıkıcı kampanyaların ardındaki asıl amacın, Diyanet’i etkisizleştirerek, din alanını merkezî ve sahih bir rehberlikten mahrum bırakmak olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu tür saldırılar, toplumu ayrıştırmaya ve kutuplaştırmaya hizmet etmektedir.

Tekbir-Sen Olarak Diyanetimiz’in Yanındayız

Diyanet İşleri Başkanlığımızın yeni yönetiminin, devraldığı bu önemli görevi büyük bir sorumlulukla yerine getirme çabasını takdirle karşılıyoruz. Özellikle din hizmetlerinin kalitesini artırma, personelimizin özlük haklarını iyileştirme ve toplumsal meselelere yönelik kapsayıcı bir din dili geliştirme çabalarını destekliyoruz.

Bu minvalde, Tekbir-Sen olarak tüm teşkilatımızla birlikte:

  1. Diyanet İşleri Başkanlığımızın her kademesindeki yöneticilerimizin ve personellerimizin yanındayız.
  2. Hizmetlerin aksamasına neden olacak her türlü manipülasyonun karşısında duracağız.
  3. Asılsız iddialara karşı doğrunun ve hakkın sesi olmaya devam edeceğiz.

Milletimizin manevi mimarı olan Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve onun fedakâr çalışanlarına yönelik haksız saldırılar derhal son bulmalıdır. Biz, din hizmetleri kolunda hizmet veren bir sendika olarak, Diyanet’i yıpratmaya çalışan tüm odaklara karşı sonuna kadar kurumumuzun ve haklı davasının savunucusu olacağımızı kararlılıkla bildiririz. Milletimiz Bilsin ki: Diyanet Yalnız Değildir!

Tekbir-Sen Genel Merkezi adına;

Zübeyir DEMİRKAYA

Genel Başkan

Devamını Oku...