“Kalemimin Rengi” Okurla Buluştu

“Kalemimin Rengi” Okurla Buluştu

Sendikamız resmi internet sitesi köşe yazarlarından, ilim ve bilim adamı Boz-Ok Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Hamdi TEMEL Hocamız’ın kaleme aldığı Kalemimin Rengi, Cağaloğlu Akademi Yayınevi tarafından yayımlanarak edebiyat dünyasındaki yerini aldı. Yazarın yaşamından süzülen izleri, iç dünyasının yansımalarını ve toplumsal hafızaya dokunan metinlerini bir araya getiren eser; deneme, hatıra ve köşe yazısı türleri arasında güçlü bir köprü kuruyor.

Kalemimin Rengi, bir akademisyenin yalnızca bilimsel kimliğini değil; insanî, vicdanî ve duygusal yönlerini de okura samimiyetle açtığı özel bir eser niteliği taşıyor. Prof. Dr. Hamdi Temel bu kitapta; ailesine, anne ve babasına, vatana, doğaya, insan ilişkilerine ve gündelik hayata dair gözlemlerini yalın ama derinlikli bir dille aktarıyor. Zaman zaman tebessüm ettiren, zaman zaman hüzünlendiren metinler; okuru kendi hayatıyla yüzleştiren güçlü bir iç yolculuğa davet ediyor.

Kitap boyunca umut duygusu belirgin bir şekilde hissediliyor. Yazar, yaşanmışlıkları kaleme alırken hiçbir zaman karamsarlığa teslim olmuyor; aksine insanı ayakta tutan değerleri, inancı, sevgiyi ve dayanışmayı ön plana çıkarıyor. “Gezdim, gördüm, araştırdım… Aslında kendimi yazdım” ifadesiyle özetlenebilecek bu yaklaşım, eserin samimiyetini ve okurla kurduğu güçlü bağı daha da pekiştiriyor.

Kalemimin Rengi, akademik disiplinle yetişmiş bir kalemin, hayatın içinden süzülen duyguları edebî bir hassasiyetle aktarmasının başarılı bir örneği olarak öne çıkıyor. Özellikle aile temalı yazılar, anne-baba figürleri etrafında şekillenen metinler ve toplumsal değerlere dair değerlendirmeler; geniş bir okur kitlesinde karşılık bulabilecek evrensel bir dil taşıyor.

Eser, Prof. Dr. Hamdi Temel’in rahmetli anne ve babasına, eşi ve çocuklarına ithaf edilmiştir. Bu yönüyle kitap, sadece bireysel bir yaşam öyküsü değil; aynı zamanda aile bağlarının, vefanın ve hatırlamanın edebî bir kaydı olarak da değerlendirilebilir.

Kalemimin Rengi, hayatın farklı renklerini kelimelere döken, okuruna “kendinden bir şeyler” bulma imkânı sunan içten ve duru bir eser olarak raflardaki yerini almıştır.

Devamını Oku...
DİN GÖREVLİLERİNİN ONURU VE SENDİKAL HAKLARIMIZ ÜZERİNDEKİ BASKILARA DAİR DEKLARASYON

DİN GÖREVLİLERİNİN ONURU VE SENDİKAL HAKLARIMIZ ÜZERİNDEKİ BASKILARA DAİR DEKLARASYON

Türkiye genelinde din hizmetlerini büyük bir özveriyle yürüten din görevlilerimiz, ne yazık ki son dönemde idari baskılar, liyakatsiz yönetim anlayışı ve sendikal ayrımcılık kıskacına alınmıştır. Bunun en taze ve çarpıcı örneği,…….Müftülüğü tarafından sendika temsilcimize yönelik başlatılan asılsız soruşturma sürecidir.

1. “Telefon İhbarı” Bir Yıldırma Silahı Haline Getirilmiştir

Din görevlisinin en büyük sermayesi olan “itibarı”, kimliği belirsiz telefon ihbarlarıyla zedelenemez. Üyemize yönelik yapılan uygulama, idari bir denetim değil, sendikal hak arama mücadelemize verilmiş bir “gözdağı” niteliğindedir. Müfettiş talep eden, hak arayan her din görevlisinin karşısına “isimsiz ihbarlar” çıkarılması, hukuk devletinin değil, bir korku imparatorluğunun göstergesidir.

2. Sendikal Ayrımcılık ve Mobbing (Psikolojik Taciz)

Din görevlileri arasında “bizden olanlar” ve “olmayanlar” ayrımı yapılması, cami mihrabındaki kardeşlik ruhuna vurulan en büyük darbedir. Hak arayan, yanlışları dile getiren ve Tekbir-Sen gibi dik duran sendika mensuplarına yönelik sistematik mobbing uygulanmaktadır. Bazı il ve ilçe müftülüklerinde görüldüğü üzere; personel, görev saatiyle değil, sendikal aidiyetiyle yargılanmak istenmektedir.

3. Mesai ve Dinlenme Hakkının İhlali

İmam-hatiplerimiz 7/24 esasıyla toplumun her derdine koştururken, en küçük bir boşlukta “görev başında değil” denilerek tutanaklarla baskılanmaktadır. Din görevlisi caminin sadece görevlisi değil, mahallenin manevi önderidir. Onu sadece dört duvar arasına hapsetmeye çalışan ve her anını jandarma titizliğiyle takip eden bu “denetçi” zihniyet, din hizmetinin verimliliğini öldürmektedir.

4. Liyakat Yerine Sadakat Arayışı

Müftülük makamları, personelin sorunlarını çözecek “baba ocağı” olması gerekirken, ne yazık ki bazı yerlerde sadece “ceza kesen” birer noterlik haline dönüşmüştür. Liyakatli personelin önü asılsız soruşturmalarla kesilmekte, çalışma huzuru bozulmaktadır.

SONUÇ OLARAK İLAN EDİYORUZ:

Bazı il ve ilçelerde yaşanan bu olay, bardağı taşıran son damladır. Din görevlisi kimsenin şahsi memuru, hiçbir yöneticinin kapıkulu değildir. Tekbir-Sen olarak;

  • Üyelerimize yönelik bu “operasyonel” soruşturmaların takipçisi olacağız.
  • İsimsiz ihbarlarla personelini töhmet altında bırakan yöneticilerin hukuk önünde hesap vermesini sağlayacağız.
  • Din görevlilerinin vakarını, onurunu ve sendikal haklarını hiçbir keyfi yönetime kurban etmeyeceğiz.

Mihrabın izzeti, minberin şerefi ve din görevlisinin hakkı sahipsiz değildir!

Bu yazımda hangi müftülük olduğunu belirtmedim. Telefon ihbarı var, hemen savunma ver, anlayışıyla hareket etmek son derece yanlıştır. Burada asıl amacın sendikamıza üye olanlara ve üye olmak isteyenlere baskıcı bir yönetim anlayışıyla hareket etmektir. Sayın müftüm bu davranışları sergilemeye devam ederse, konuyu ulusal basın vasıtasıyla Türkiye gündemine taşıyacağımın bilinmesinde fayda vardır.

Zübeyir DEMİRKAYA

Tekbir-Sen Genel Başkanı

Devamını Oku...
KONYA İL TEMSİLCİLİĞİMİZDE BAYRAK DEĞİŞİMİ

KONYA İL TEMSİLCİLİĞİMİZDE BAYRAK DEĞİŞİMİ

Sendikamızın Konya İl Başkanlığı görevini büyük bir özveriyle yürüten Sayın Muhammed Aksen, Genel Merkezimizin takdirleriyle İç Anadolu Bölge Koordinatörlüğü görevine getirilmiştir.

Muhammed Aksen başkanımızdan boşalan Konya İl Temsilciliği görevine ise, bugüne kadar Selçuklu İlçe Temsilcisi olarak başarılı çalışmalara imza atan Sayın Mehmet Alperen Güven atanmıştır.

Bugüne kadar Konya’mızda sendikal mücadelemize değer katan Muhammed Aksen başkanımıza emekleri için teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz. Konya İl Temsilciliği görevini devralan Mehmet Alperen Güven başkanımıza da yeni sorumluluğunda muvaffakiyetler dileriz.

Bu bayrak değişiminin teşkilatımıza ve tüm üyelerimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

“Birlikte Daha Güçlüyüz!”

Devamını Oku...
BASIN AÇIKLAMASI

BASIN AÇIKLAMASI

Her yıl il ve ilçe müftülükleri tarafından din görevlilerimize, Diyanet yayınlarına zorla abone olmaları yönünde baskı yapıldığı yönünde sendikamıza çok sayıda şikâyet ulaşmaktadır.

Tekbir-Sen olarak hatırlatmak isteriz ki; bu tür uygulamalar açıkça hukuka aykırıdır ve suç teşkil etmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca amirler, maiyetindeki memurlara kanuna aykırı emir veremez, onları kişisel veya kurumsal çıkar sağlamak amacıyla zorlayamaz.
Aynı Kanun’un 12. maddesi, memurların uğradıkları zararlardan dolayı idareye karşı korunmasını öngörmektedir.

Anayasa’nın 18. maddesi angarya yasağını düzenlemekte olup, hiçbir kamu görevlisi zorla bir mal veya hizmeti almaya mecbur bırakılamaz.
Anayasa’nın 48. maddesi ise sözleşme özgürlüğünü güvence altına alarak, bireyin iradesi dışında ekonomik bir yük altına sokulamayacağını açıkça hükme bağlamaktadır.

Ayrıca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi uyarınca görevin kötüye kullanılması suretiyle kişilerin mağdur edilmesi cezai sorumluluk doğurmaktadır.

Bu bağlamda; Diyanet yayınlarına ancak din görevlilerimizin kendi özgür iradeleriyle, gönüllülük esasına göre istemeleri hâlinde abone olunabilir. Hiçbir müftü veya idareci, makamını kullanarak din görevlilerimize zorla abonelik dayatamaz, baskı kuramaz.

Tekbir-Sen olarak bu hukuksuz uygulamalara derhal son verilmesini talep ediyor; aksi hâlde sorumlular hakkında idari ve adli tüm yasal süreçlerin başlatılacağını kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

Devamını Oku...
Tekbir-Sen’den Hac ve Umre Genel Müdürü Sayın DEMİRHAN’ a Ziyaret

Tekbir-Sen’den Hac ve Umre Genel Müdürü Sayın DEMİRHAN’ a Ziyaret

Genel Başkanımız sayın Zübeyir DEMİRKAYA, Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Hüseyin DEMİRHAN hocamızı makamında ziyaret etti.

1. Yıpratma Haberlerine Karşı Tam Destek Beyanı

Son derece samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmenin ana gündem maddelerinden biri, Sayın Genel Müdürümüzü yıpratmaya yönelik son günlerde kamuoyuna yansıyan haberler oldu. Sendikamız genel başkanı DEMİRKAYA, bu tür spekülatif yayınlara karşı Sayın Genel Müdürümüzün yanında olduklarını ve yürütülen hizmetlerin aksamaması adına tam destek verdiklerini net bir şekilde beyan etti.

2. Emekliliği Gelmiş Din Görevlilerine Öncelik Talebi

Ziyarette ayrıca, yıllarca fedakârca görev yapmasına rağmen emekliliği geldiği halde henüz hac veya umre organizasyonlarında görev alamamış olan din görevlilerimizin durumu gündeme getirildi. Tekbir-Sen olarak, vefa borcu ve hizmet takdiri amacıyla, bu durumdaki personelimize hac ve umre görevlendirmelerinde öncelik tanınması yönündeki talebimiz Sayın Genel Müdürümüze iletilmiştir. Bu uygulamanın, kurum aidiyetini ve personel motivasyonunu artıracağı ifade edildi.

Tekbir-Sen ailesi olarak, gösterdiği nezaket ve samimi misafirperverlik için Sayın Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü sayın Hüseyin DEMİRHAN hocamıza şükranlarımızı sunar, çalışmalarında başarılar dileriz.

Devamını Oku...
Camii Hizmetleri Daire Başkanını Ziyaret

Camii Hizmetleri Daire Başkanını Ziyaret

Diyanet İşleri Başkanlığı Camii Hizmetleri Daire Başkanı Sayın Turgut ERHAN hocamızı makamında ziyaret etti.

Son derece samimi ve yapıcı bir ortamda gerçekleşen görüşmede, Diyanet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi adına iki ana gündem maddesi ele alındı.

1. Cami Dernekleri Konusu

Ziyaretin önemli gündem maddelerinden biri, sendikamızın bir süredir üzerinde çalıştığı “Cami Derneklerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın emrine verilmesi” konusuydu. Genel Merkezimiz, bu hususta hazırlanan çalışmalar, raporlar ve çözüm önerileri hakkında Sayın Daire Başkanımıza detaylı bir bilgilendirme sunumu yaptı. Bu düzenlemenin, cami hizmetlerinde kurumsal standardı artıracağı ve camilerin yönetimini tek elden sağlayacağı vurgulandı.

2. Sahada Görev Yapan Hocalarımızın Sıkıntıları

Ayrıca ziyarette, din hizmetlerinin fedakârca ifa edildiği sahada görev yapan hocalarımızın (din görevlilerimizin) günlük hayatta ve meslek icrasında karşılaştıkları sorun ve sıkıntılar da detaylı olarak aktarıldı. Sendikamız, bu sıkıntıların çözümü için önerilen pratik çözüm yolları ve personel lehine atılabilecek adımlara dair görüşlerini Sayın Daire Başkanımızla paylaştı.

Tekbir-Sen olarak, kendilerini makamlarında ağırlayan, önemli konulara hassasiyetle yaklaşıp görüşlerimizi dinleyen Sayın Daire Başkanımız Turgut ERHAN hocamıza gösterdikleri samimi kabul ve ev sahipliği için en derin şükranlarımızı sunarız.

Devamını Oku...
HSK Genel Sekreteri Atilla ÖZTÜRK’ e Ziyaret

HSK Genel Sekreteri Atilla ÖZTÜRK’ e Ziyaret

Tekbir-Sen Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Sekreteri Sayın Hâkim Atilla ÖZTÜRK’ ü makamında ziyaret etmiştir.

Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, Diyanet personellerimizin genel durumu, personel hakları ve sendikal konular başta olmak üzere çeşitli hususlarda yapıcı istişarelerde bulunulmuştur.

Tekbir-Sen ailesi olarak, bizleri kabul ederek gösterdikleri nezaket ve misafirperverlik dolayısıyla Sayın HSK Genel Sekreteri Atilla ÖZTÜRK’ e en derin şükranlarımızı sunarız.

Devamını Oku...
Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürüne Ziyaret

Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürüne Ziyaret

Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü görevine atanan Sayın Sinan Kazancı hocamıza hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Kendilerine yeni görevlerinin hayırlı, hizmetlerinin bereketli olmasını temenni ediyoruz.

Sayın Genel Müdürümüzün makamında gerçekleşen ziyarette, bizleri gösterdikleri nezaket ve samimi misafirperverlik için kendilerine en derin şükranlarımızı sunarız.

Ziyaretimiz esnasında, sahada fedakârca görev yapan Diyanet İşleri Başkanlığı Personellerinin yaşadığı güncel sorunlar, karşılaştıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulunduk. Din hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi noktasında, personelin yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik yapılabilecek çalışmalar hakkında görüşlerimizi Sayın Genel Müdürümüze ilettik.

Samimi ilgi ve alakaları için Sayın Genel Müdürümüz Sinan Kazancı’ya bir kez daha teşekkür eder, çalışmalarında muvaffakiyetler dileriz.

Devamını Oku...
Buzdağının Görünmeyen Kısmı: Metamfetamin Ölümleri

Buzdağının Görünmeyen Kısmı: Metamfetamin Ölümleri

Bu aralar metamfetamin üzerine okuduklarım, küresel bir krizle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor; gelin bu korkutucu verileri birlikte inceleyelim.

Metamfetamin artık sadece bir “sentetik uyarıcı” değil; küresel ölçekli bir ölüm krizine dönüşmüş durumda. UNODC’nin 2018 Global SMART Update raporu ve EMCDDA/Europol’un 2022 analizleri, bu gerçeği çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

Çarpıcı veriler:

· Dünya genelinde metamfetamin yakalamaları 2008’de 25 ton iken, 2016’da 159 tona, 2019’da ise 325 tona yükseldi.

· ABD’de metamfetaminin payı, psikostimülanlarla ilişkili ölümlerin %85-90’ını oluşturuyor. 2010’da 1.854 ölüm kaydedilirken, 2015’te bu sayı 5.716’ya ulaştı.

· Avustralya’da metamfetamin kaynaklı ölümler 2009-2015 arasında iki katına çıktı.

· ABD’de yüksek saflık ve düşük fiyat, aşırı doz ölümlerini hızla artırıyor.

Ölüm oranları neden hafife alınıyor? Metamfetamin çoğu zaman başka maddelerle birlikte kullanılıyor. Bu da ölümleri doğrudan metamfetamine bağlamayı zorlaştırıyor. Avustralya’da yapılan bir çalışmada, metamfetamin kaynaklı ölümlerin %90’ında benzodiazepin veya morfin gibi başka maddeler tespit edildi. Kalp hastalıkları, intihar ve kazalar gibi dolaylı nedenler tabloyu daha da karmaşık hâle getiriyor.

Küresel tablo:

· Asya ve Kuzey Amerika, metamfetaminin en büyük pazarları. Bazı Asya ülkelerinde tedaviye başvuranların %75’inden fazlası amfetamin-tipi uyarıcılar nedeniyle yardım arıyor.

· ABD’de metamfetamin enjeksiyonu, opioid kriziyle birleşerek 2009-2018 arasında hepatit C vakalarını dört kat artırdı.

· Avrupa hâlâ görece küçük bir pazar olsa da, Çekya ve Slovakya’daki atık su analizleri yüksek kullanım seviyelerini ortaya koyuyor.

Ne yapılmalı?

Metamfetamin krizi, görmezden gelindiğinde sadece rakamlarda değil, toplumların geleceğinde de derin yaralar açıyor. Ölüm oranları buzdağının görünen kısmı sadece. Asıl mesele, bu yükselişi durdurmak için bilim, politika ve toplumun ortak iradesini harekete geçirmek:

· Bilimsel veriye dayalı politikalar: Ölüm oranlarının gerçek boyutunu ortaya koymak için atık su analizleri, tedavi başvuruları ve ölüm kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

· Uluslararası işbirliği: Metamfetamin üretimi ve ticareti sınır tanımıyor; bu nedenle yalnızca ulusal değil, bölgesel ve küresel düzeyde koordineli mücadele şart.

· Toplumsal farkındalık: Kamuoyuna yönelik bilinçlendirme kampanyaları, metamfetaminin “zararsız bir uyarıcı” olduğu yönündeki yanlış algıyı kırmalıdır.

· Sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi: Tedavi ve rehabilitasyon kapasitesi artırılmalıdır.

Metamfetaminle mücadele, sadece bireysel çabalarla değil; bilimsel veri, politika ve toplumun eşgüdümlü çalışmasıyla mümkün olabilir.

Kaynaklar:

1. UNODC, Methamphetamine continues to dominate synthetic drug markets, Global SMART Update, Volume 20, 2018.

2. EMCDDA & Europol, The methamphetamine market: global context, EU Drug Markets Report, 2022.

Devamını Oku...
BASIN AÇIKLAMASI

BASIN AÇIKLAMASI

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1250 İlahiyat Lisans mezunu Kur’an Kursu Öğreticisi alımına yönelik ilan yayımlanmış olup, söz konusu ilan tarafımızca memnuniyetle karşılanmıştır. Başkanlığımızın din hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları sendikamız tarafından her zaman desteklenmektedir.

Bununla birlikte, ilgili alımda İlahiyat Ön Lisans mezunlarına ve İmam-Hatip Lisesi mezunlarına yer verilmemesi, uzun süredir Kur’an Kursu Öğreticiliği görevine hazırlanmakta olan çok sayıda eğitimli aday nezdinde ciddi bir mağduriyet ve hayal kırıklığına sebebiyet vermiştir. Bu adaylar, teşkilatımızın sahadaki din hizmetleri kapasitesini güçlendirecek önemli bir insan kaynağını oluşturmaktadır.

Bu çerçevede TEKBİR-SEN olarak, Diyanet İşleri Başkanlığımızdan, Kur’an Kursu Öğreticiliği alanında personel ihtiyacının bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak, İlahiyat Ön Lisans mezunlarının ve İmam-Hatip Lisesi mezunlarının da dâhil edileceği yeni bir alım sürecinin en kısa süre içerisinde planlanmasını ve kamuoyuna duyurulmasını talep etmekteyiz.

Sendikamız, din hizmetlerinin her kademesinde nitelikli personelin istihdam edilmesini desteklemekte olup, bu sürecin adil, kapsayıcı ve liyakate dayalı bir anlayış çerçevesinde yürütülmesinin kurumsal yapıya önemli katkılar sağlayacağı kanaatindedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Devamını Oku...