Ekim ayının gelmesiyle birlikte, din hizmetine ömrünü adamış hocalarımızın, din görevlilerimizin ve camilerimizin hizmetini idrak ettiğimiz Camiler ve Din Görevlileri Haftası’na bir kez daha kavuştuk. Ancak ne yazık ki her yıl aynı tarihlerde, haftanın ruhuna ve temsil ettiği manevi ağırlığa yakışmayan tablolara üzülerek şahit oluyoruz.

Son yıllarda bir gelenek haline getirilmeye çalışılan; müftülerimizin ellerinde gül buketleriyle kurum kurum gezerek diğer kamu kurumlarının amirlerini ziyaret etmesi uygulaması, Tekbir-Sen olarak bizleri derinden yaralamaktadır.

Açıkça ifade etmek gerekir ki: Biz bu tabloyu tasvip etmiyoruz.

Saygı ve nezaket elbette kamu bürokrasisinin bir gereğidir. Ancak bu haftanın adı Camiler ve Din Görevlileri Haftası’dır. Haftanın asıl öznesi, ev sahibi ve tebrik kabul etmesi gereken tarafı din görevlilerimizin kendisidir. Müftülerimizin kurum amirlerinin kapısında gül dağıtan bir konumda değil; aksine o makam sahiplerinin müftülükleri ve din görevlilerini ziyaret ederek tebriklerini ilettiği bir duruşta olması gerekmez mi?

Müftülerimizin diğer kurum amirlerini ziyaret etmek için harcadıkları o kıymetli zaman ve enerji, çok daha ulvi ve anlamlı yerlere yönlendirilmelidir.

Mesela;

  • Ahirete irtihal etmiş hocalarımızın haneleri ziyaret edilebilir. O mübarek yuvalarda Kur’an-ı Kerim tilavetleri yapılıp dualar edilerek geride kalan aileleri onore edilebilir.
  • Vefat eden hocalarımızın yetim kalan çocuklarına sahip çıkılabilir. Eğer okuyan evlatları varsa, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) üzerinden burs imkânları ve eğitim destekleri sağlanarak vefanın sadece sözde kalmadığı gösterilebilir.
  • Yıllarca mihrapta ve kürsüde saçını ağartmış emekli hocalarımız unutulmamalıdır. Onların hanelerine gidilmeli, elleri öpülmeli, hediyeler takdim edilerek “Biz sizi unutmadık” mesajı verilmelidir.

Bunun yanı sıra, bu anlamlı hafta sadece kutlama mesajlarıyla geçiştirilmemelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, hükümet yetkililerimizden ve Diyanet İşleri Başkanlığımızdan; gece gündüz demeden, mesai mefhumu gözetmeksizin milletimizin manevi rehberliğini üstlenen din görevlilerimize yönelik somut müjdeler bekliyoruz. Özlük haklarından çalışma şartlarına, mali iyileştirmelerden kadro sorunlarına kadar atılacak adımlar, din görevlilerimizin motivasyonunu ve çalışma azmini artıracaktır.

Tekbir-Sen olarak çağrımız nettir: Şekilciliği ve protokol ziyaretlerini bir kenara bırakalım. Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı gösterişten uzak; ahde vefa, samimiyet ve somut kazanımlarla ihya edelim. Din görevlilerimiz, bir gülden çok daha fazlasını, hak ettikleri saygıyı ve değeri fazlasıyla hak etmektedir.